NURİYE VE SEMİHİN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN OHAL , KHK LAR KALDIRILSIN

92

“…Bu zindan.. bu kırgın.. bu can pazarı..
Macera değil.
Yaşamak…sade “yaşamak”
Yosun solucan harcıdır… “

NURİYE VE SEMİHİN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN
OHAL , KHK LAR KALDIRILSIN

OHAL süreciyle birlikte KHK ile hak ve özgürlüklerin tamamı açısından büyük bir geri gidiş yaşanmakta ve kazanılmış her türlü hak geri alınmakta gazeteler , televizyonlar kapatılmakta , muhalif her türlü ses susturulmakta binlerce akademisyen , yüzbinlerce kamu ekmekçisi işsiz bırakılmaktadır .Hukuk ayaklar altındadır , hak arama yollarının tamamı kaldırılmıştır
OHAL ilanı ve OHAL KHK’ları ile yaklaşık 102 bin 887 kamu çalışanının kamudan ihraç edilmesi, özel sektörde el konulan şirketler ve kapatılan üniversiteler nedeni ile onbinlerce insanın işsiz kalması, özel eğitim öğretim kurumlarına el konulması sonucu yaklaşık 30 bin öğretmenin özel sektörde işsiz bırakılması oldukça ağır bir tablo yaratmıştır
20 Temmuz 2016- 23 Şubat 2017 tarihlerini kapsayan OHAL döneminde 112 üniversiteden 4811 akademisyen için (Profesör, Yrd. Doç, Doç, Dr ve araştırma görevlisi) ihraç kararı verildi. İhraç edilenlerin sadece 58’inin ihraç kararı kaldırıldı. Yüksek Öğrenim Kurulu (YÖK)’nun ve üniversitelerin idari kadrolarından ise 1102 kişi ihraç edildi.
Barış Bildirisi imzacılarından 81’i 2016 OHAL döneminde üniversitelerden ihraç edilenler listesinde yer almıştı. 6 Ocak 2017 tarihli 679 sayılı KHK ile bu sayı 125’e ulaştı. 7 Şubat 2017 Sayfa | 29 tarihinde yayınlanan 686 sayılı kararnamede de Barış bildirisine imza atan akademisyenler yer aldı ve 17 Şubat 2017 tarihi itibarıyla bu sayı 312’ye ulaştı. 11 Ayrıca 667 Sayılı kararname ile kapatılan 15 üniversitede görev yapan yaklaşık 2808 akademisyen de işsiz kaldı, başka üniversitede görev almaları mümkün olmayan bu akademisyenler de dolaylı olarak meslekten ihraç edilmiş oldular.Bu sayı sürekli artmaktadır .
Bizler hak savunucuları cesaret kararlılıkla bu gidişata dur diyeceğiz .
Her yandan yükselen itirazlar ve tepkiler haklar ve özgürlüklerin umududur .
Umudun , direnişin , boyun eğmemenin ifadesi ile kendi deyimleriyle “Açlık la Terbiye edilmek “ istenen ama direnerek işlerini geri isteyen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça 90 gündür Açlık grevi ile seslerini duyurmaya çalışan kamu emekçileri kritik sınırda bulunmaktadır .Her gün biraz daha ölüme sakat kalmaya yaklaşmaktadır
İki kamu emekçisi , 120 gün Ankara İnsan Hakları Anıtı önünde “işimizi geri istiyoruz” diyerek oturma eylemi yapmış ve bu taleplerini açlık grevine çevirmişlerdir
Haksızlığa ve zulme karşı direnmek en önemli haklardandır ve insanlık onurunun bir gereği ve görevidir.
Nuriye ve Semih OHAL VE KHK zulmü altındaki tüm emekçiler için direniyorlar..
Hakları ellerinden alınmış bir gecede işsiz, geleceksiz bırakılmış; açlığa ve onursuzluğa terk edilmiş bütün kamu emekçileri için direniyorlar.
Her türlü hak arama ve itiraz yolu kapatılan bir ülkede, tüm emekçilerin haklarının verilmesi için direnme haklarını kullanıyorlar.
Siyasal iktidar Nuriye ve Semih’in Haklı taleplerini duyurmak için sürdürdükleri Açlık Grevine taleplere saldırdı ve onları tutukladı. Onlar haklı talepleri için başlattıkları greve bulundukları zor koşullarda devam etmektedirler.
Ankara Yüksel Caddesinde aynı taleplerle işlerine geri dönmek için 209 gündür direnen Veli Saçılık ve Acun Karadağ her gün hedef gözetilerek Plastik mermilerle aleni vurulmakta ve işkence edilmektedir.Vücutlarına isabet eden çok sayıda göz yaşartıcı kimyasal içeren bilyeler nedeniyle yaralanmaktadırlar . Veli Saçılık ve onunla birlikte direnişte olan Acun Karadağ, Esra Özakça ve Semih’in annesi Sultan anneye yapılanlar işkence yasağına tamamen aykırı uygulamalardır ve bunlar işkencedir. Unutulmamalıdır ki, işkence insanlığa karşı suçtur ve zamanaşımı bulunmamaktadır.
Yetkilileri uyarıyoruz; Veli Saçılık, Acun Karadağ, Esna Özakça ve Sultan Özakça’ya müdahele etmeyi bırakın, bu kişiler sadece ve sadece işlerini istemekte ve oturarak seslerini duyurmaya çalışmaktadırlar.
Veli Saçılık ve arkadaşlarına yapılan işkence fiillerinin etkili bir şekilde soruşturulup, kasten işkence yapan kolluk görevlileri yargılanmalıdır
Yüksel Caddesi insan hakları anıtı etrafındaki utanç bariyerini kaldırılmalıdır .
Bir çok ilde haklarını aramak için emekçiler seslerini yükseltmektedir
Açlık Grevinin 90.gününde Nuriye ve Semihin sesini duyalım
Onların sesini biz duyduk ,
Biz aşağıda imzası bulunan demokratik kitle örgütleri , kurumlar, parti ve sendikalar
Hapishane duvarlarının ardına hapsedilen Nuriye ve Semihin seslerine ses olmak, taleplerinin kabul edilmesi ve serbest bırakılmalarını sağlamak için mücadele edeceğiz .
Nuriye Semih ve KHK lar ile ihraç edilen tüm emekçiler işe geri alınsın!
OHAL , KHK lar kaldırılsın !
Nuriye ve Semih yalnız değildir!
Nuriye ve Semih in talepleri kabul edilsin , Serbest bırakılsınlar